Tokyo'ya yolculuk!

Büyük gün geldi!
Şangay havaalanında check-in sırasında beklerken acayip heyecanlıydım. Elimde internetten aldığım bi bilet çıktısı ve pasaporttan başka bir şey yok. Sırada bekleyen bi iki Japon var. Sürekli onları dinleyip ne söylediklerini anlamaya çalışıyorum...
Sorunsuz check in işlemini tamamlayıp biletimi elime aldığımda keyfime diyecek yok! \(^o^)/
Elbette Japon havayollarıyla değil, Çin havayollarıyla uçuyorum. Fiyatı 3 kat fazlaydı neredeyse.

Uçakta yanıma Çinliler denk geldi. Yolculuk üç saat sürdü. Önceki gece sadece bir saat uyuduğum için uçak yolculuğu boyunca uyudum diyebiliriz.

Girişte hiç problem yaşamadım. 90 günlük küçük vizemi pasaportun bir sayfasına ekleyiverdiler. Arigatou diyerek etrafıma gülücükler saçarak Japonya sınırlarına girdim. Ne kadar komik görünüyorumdur kim bilir ^^

Narita havaalanına indiğimde saat aksam dokuzu geçiyordu. Kalabalığı takip ederek ilerledim. Daha sonra etrafta bir ATM aradım. Hiç sıkıntı yaşamadan bankamatik kartıyla hesabımdan Japon Yen i olarak paramı çektim.

Otele nasıl gideceğim hakkında hiç bir fikrim yoktu :D Orta yaşlı bir bayana yaklaşarak yardım istedim. Beni bilet gişesine kadar bıraktı. Keisei group treni 840yen yani 20 TL kadardı. Gişedeki bayanın ingilizcesi gayet güzeldi. Elime Keisei ve metro haritasını verdi. Trenden Yawata da inip metroya geçmemi söyledi ve harita işaretledi.
Metro haritası örümcek ağına benziyordu.... Ben Şangay metrosunun çok büyük olduğunu söylerdim hep. Ama Tokyo metrosunu gördükten sonra çok o bile ufak göründü bana ^^

Sonunda trene bindim. Saat geç olduğu için herkes yorgun ve uykuluydu. Yamata'da inip metroya geçtim. İlk Japonca denememi buradaki görevli ile yaptım sanırım. Akebonobashi istasyonuna gitmek istediğimi söyledim. Makineden bilet almamı ve çok acele etmem gerektiğini söyledi. Az daha son treni kaçırıyormuşum. Saatten haberim yok tabii...
Asıl Japonca testimi metroda yanıma oturan kız ile verdim. Muhabbete nasıl başladım hatırlamıyorum. Kendisi benim yaşlarımda bir hemşireymiş. Japonya'yı ve Japonca'yı bu kadar sevmeme şaşırmış ve sevinmişti ^^ 

Metrodan inip otele yürüdüm. Otel durağa çok yakındı. Resepsiyondaki orta yaşlı adamın İngilizcesi gayet iyiydi ve güven veriyordu. Tek gecelik ücretimi ödedim. (4100 yen) Otel yurt tipiydi. Aynı odada birkaç kişi kalıyor. Ancak yataklar kapsül gibi, kapalı. Ben turist mevsiminde gitmediğim için otel pek dolu değildi. Odada tek başıma kaldım... Zaten odada uyumak dışında zaman geçirmedim. 


Otelin lobisinde internet vardı. Skype da annem ve Mana ile konuştum. Mana sabah 7 gibi otele beni görmeye geleceğini söyledi.
Sabah ola hayrola diyerek yatağıma uzandım. Yastığa başımı koyar koymaz uyumuşum...

Tokyo'ya hazırlık!

Her Çin'e gidişimde "Acaba bu sefer Japonya'ya geçebilir miyim?" diye düşünürdüm. İlkinde kimseyi gelmeye ikna edemedim ve yalnız gitmeye cesaret edemedim. İkincisinde Tokyo'daki büyük felaket gerçekleşti. Üçüncüsünde yine kimseyi ikna edemedim. Ama kendimi ikna edebildim :)
Çin'de bir haftalık bir tatil vardı. Turlar çoktan dolmuştu. Bütün Çin'e tatil olunca... Uçak bileti fiyatı tatil yaklaştıkça artıyordu.
Annesi Japon olan bi arkadaşım, Tokyo'da bir hostel adresi verdi. Güvenilir bir yer olduğunu söyledi. Yatacak güvenilir bir yer bulduğuma göre, "neden olmasın?" dedim ve kararımı verdim :)

Uçak biletimi internetden satın aldım. Shanghai'dan Tokyo'ya. İşe yarar mı bilmiyorum ama sitenin adresini vereyim: http://english.ctrip.com

Hostel'e mail ile rezervasyon yaptım.http://ace-inn.jp

Vize için yapmam gereken bir şey olup olmadığını araştırdım. Gerek yoktu. Ülkeye girerken 90 günlük vize alınabiliyordu.

Sonra Tokyo da nereleri gezip görmem gerektiğini araştırmaya başladım. Aklımda sadece Japonya'ya gitmek, metrodan çıkan insanların arasına karışmak, Japonca konuşmak, Sailor Moon da sık sık gördüğümüz Tokyo Kulesi'ni görmek ve Akihabara'ya gitmek vardı. Ama biraz araştırmak lazım değil mi? Wiki Travel ve arkadaşların tavsiyeleriyle şöyle basit bir liste oluşturdum.
  • Tokyo Tower
  • Akihabara
  • Shinjuku
  • Harajuku
  • Shibuya
  • FujiQ
  • Roppongi
Vee.. Gezimi şans eseri inanılmaz eğlenceli bir hale çevirecek bir şey yaptım. Tokyo'ya gideceğimi bir sitede paylaştım. Lang-8 adında bir dil değişim sitesi. Öğrenmek istediğiniz dilde birşeyler yazıyorsunuz, anadili o olan insanlar gelip yazınızı düzeltiyorlar. Siz de başkalarının yazdığı Türkçe yazıları düzeltiyorsunuz. Hoş ve faydalı bir site. Biletimi aldıktan sonra "Tokyo ya geliyorum! Ne yapsam?" diye ufak bir yazı yazdım. Yazımı düzeltenlerden biri ayrıca bana yardımcı olmak istediğini yazmış. Mana adında tatlı bir kız. Daha önce Türkiye'gelmiş ve çok sevmiş. Bana telefon numarasını ve adresini verdi. Ben de ona kalacağım oteli söyledim.
Bavul, çanta hazırlama işinde hiç iyi değilim! 3 defa çine gittim, yine bavul ağırlık sınırını aştı, yine hiç giymeden getirdiğim eşyalarım oldu. 6 günlük Japonya gezisi için de durum farksızdı. Çinli arkadaşım Vera'nın yardımıyla küçük valizime ancak sığabildim!
O aksam heyecandan neredeyse hiç uyuyamadım... Normalde uykusuz olduğumda suratsız, çekilmez bir insan olurum. Ama kalktığımda gayet enerjiktim ve etrafıma gereksiz gülücükler saçıyordum ^_^
Haydi hayırlısı...

Tokyo!

Çok uzun zaman olmuş... Diyecek bir şey bulamıyorum resmen.
Uzun zamandır Tokyo maceramı paylaşmak istiyordum. Sonunda başlıyorum galiba. Unutmak istemediğim, kaybolmasını istemediğim anılar...
Buracıkta dursunlar...
Benim gibi Japonya hayalleri kuranlara da umut olur belkim ^^ Hayal değil... düşündüğümüz kadar uzak da değil...

[Altyazı] Yamada Tarô Monogatari 10


Sanırım ben bu altyazı işine bir daha başlamamalıyım. Çünkü çok tembelim!
Son bölümün altyazısını Sarangni'ye yükleyeli bayağı oluyor. Geç de olsa buradan da paylaşmak istedim.
Güzel, eğlenceli bir dizi... tavsiye ederim.

Mutlu Yıllar Sho-kun

Doğum günün kutlu olsun Sho-kun^^ Yamada'nın son bölümünü yetiştiremedim kusura bakma T_T Yeni yaşında herşey gönlünce olsun...

Arashi Scene Tour Nete Düştü!


Millet! Arashi'nin yeni Scene Tour konser DVDsi internete düşmüş! Daha resmi olarak çıkmamış olmasına rağmen nasıl da internete sızıvermiş! Şu can sıkıcı pazar akşamında çok mutlu oldum birden! Arashi hayranları ne kadar hızlı... seviyorum bu hızı ^^

Hemen indirmek istiyorum diyenler buyursun.
İnmesini beklemek çok zor, online başlayayım diyenler buyursun ^^

Bu arada Johnny's in uluslararası bilet satışlarına başladığından bahsetmiş miydim? Harika! Umarım bu açılım devam eder :) Belki bizim de bir Arashi konserine katılma şansımız olur ^^
johnnys-international

[Wallpaper] Rurouni Kenshin, Kaoru Kamiya

Kenshin'i bitirdim. Güzeldi :) İzlediğime memnun kaldım. Sonlara doğru doldurma bölümler vardı ama olsun... ben Kenshin'i sevdim^^ OVAlar var şimdi. Onları izlemek için sailorsebnemi bekliyorum, bitsin de şu finalleri...
Kimonolu güzel kızımız Kaoru'dan bir wallpaperımız var...




Aslında yüzüm yok, Yamada'nın son bölümü bekliyor, ben anime izliyorum :( Son bölümü daha çabuk çevririm bitiririm diyordum ama olmadı. Buradan sözü vereyim de, mecbur başlarım o zaman... Haftaya kesin yüklüyorum.

Mutlu Yıllar Aiba-chan!

Doğum günün kutlu olsun Aiba-chan! Yeni dizin Bartender'da başarılar :)



Geçen yıl hepsinin wallpaperları vardı ama bu yıl tembelim biraz ^^"

Anime Figürleri (DealExtreme)

Bizim kuzen Çin'den alışveriş yapılan bir internet sitesi bulmuş. Kendisine bi helikopter aldı. Uygun diye kablosuz mouse'unu da oradan aldı. Hatta eşine ledli bir cımbız bile söyledi. O cımbız, Çinden buraya eve kadar kargo ile geldi, hem de kargo ücreti verilmeden. Ben de biraz siteyi karıştırıyordum da birkaç anime figürüne rasladım. Bunlar benim Çin'deki animeci dükkanında gördüğüm figürler :) Fiyatları da uygun sayılır. İlgisini çeken olursa bir göz atabilir :)


Benim ilgimi çekenler:
http://www.dealextreme.com/details.dx/sku.41834
http://www.dealextreme.com/details.dx/sku.49304
http://www.dealextreme.com/details.dx/sku.10776

Bir de Türk sitesi vardı. Çok fazla çeşit yok ama tutarsa artar herhalde. Satış mağazası da olsa iyi olurdu :) Onun linkini de vereyim:
http://www.japonika.com.tr/

Rurouni Kenshin

Hitokiri Battousai yani adam kesen kılıç ustası. Japon tarihinde Meiji devrimi sırasında savaşan, efsaneleşen çok iyi bir savaşçıymış. "İyi"den kastım önüne geleni kesermiş, hiç yenilmezmiş... "Battousai" ismini kullandığı kılıç tekniğinden almış. Kılıcı kınından çıkarırken tek hamlede karşıdakini yok etmeyi gerektiren bu teknikte "tanrı kadar hızlı" diye ünü yayılmış. Devrim tamamlanmış, barış sağlanmış, samurayların kılıç taşımaları yasaklanmış ve Meiji devri başlamış. Bizim Battousai yeni devre uymuş, bir daha insan öldürmeyeceğine yemin etmiş, sıradan bir gezgin olmuş.



Artık Hitokiri Battousai değil Himura Kenshin olarak dolaşmaktadır. Ama geçmişinin, geçmişindeki günahlarının peşini bırakmayacağını bilmektedir... Evet, hikayemiz böyle başlıyor... "Rurouni Kenshin" ya ni Gezgin Kenshin... Yalnız wallpaper neden Kenshin'in değil de Hitokiri Battousai'nin? Ben de bilemiyorum. Önceden yapılmış birşey, kötü bi günümdeydim herhalde :)

Güzel bir anime. İyi geldi :) Bayağıdır izlemiyordum. Çizimleri eski ama ben bu tarz çizimleri seviyorum. Bayağı sardı... Gözlerinden kıvılcımlar saçan katil Battousai bir yerde, çocuklara şaklabanlıklar yapan sevimli Kenshin bir yerde... Düşündüren sağlam replikler de var. Seriyi yarıladım, hikaye bayağı olgunlaştı. Bundan sonra daha neler olacak merak ediyorum...



"Kılıç silahtır, kılıç kullanmayı öğrenmek, adam öldürmeyi öğrenmektir. Doğrusu bu. Senin söylediklerin sadece elini daha önce lekelememişlerin söyleyebileceği bir kelime oyunu. Ama ben gerçek yerine bu söylediklerini tercih ederim."